Super App çağına hazır mısınız?

Dijital Pazarlama Uzmanı Mehmet Çiftcioğlu

Super App çağına hazır mısınız?

Telefonunuzdaki en çok kullandığınız uygulamalara artık ihtiyacınızın olmadığını düşünün. Tek bir uygulamanın tüm dijital ihtiyaçlarınızı karşıladığını… Almak istediğiniz ürün hakkında videolar izlemek için bir uygulama, alışveriş için bir uygulama, aldığınız kıyafeti paylaşmak için başka bir uygulama, taksi çağırmak için başka, yemek sipariş etmek için başka… Ne kadar çok zaman ve efor harcanıyor, öyle değil mi? Tüm bu dijital deneyimi daha kolay, daha eğlenceli, daha hızlı ve daha sosyal hale getirmek ve dijital hayatınızı “upgrade etmek” mümkün.

Bir süredir hepimiz, telefonumuzda yer alan sosyal medya uygulamalarının işlevselliğini sorgular hale geldik. İlkokul arkadaşımızı bulmak ve sosyalleşmek için kayıt olduğumuz sosyalleşme uygulamaları artık birer medya organı. Ancak karşımıza çıkardığı içerikler, çoğu zaman ilgi alanımızda olmayan konular hakkında oluyor. Bizler de bu içerik yığınında ekranlarımıza boş boş bakarak, saçma videolara saçma olduğu için gülerek hoşça vakit geçiriyoruz. Tıpkı bir zamanlar geleneksel televizyon kanallarındaki niteliksiz programları izlerken olduğu gibi.

Tüm sosyal medya uygulamalarının birbirinin aynı paylaşım modellerini üretiyor olması bir kısır döngüde olduklarını gösteriyor. Instagram’ın Snapchat’le rekabet için Story’yi, TikTok’la rekabet için Reels’i geliştirmesi; Snapchat’in de TikTok’la rekabet için müzik özelliğini eklemesi ile hepsi birbirinin aynı kanallar arasında vakit geçirir hale geldik.

Üstelik sürekli yeni özellikler eklenen bu kanallar, gittikçe daha karışık hale geliyor. Tüm ışıltısı ve ambalajıyla hayatımıza giren sosyal medya uygulamaları, çıkılan kaçak katlarla bir gecekondu semtine döndü. Kısacası, geleneksel sosyal medya araçları artık bize bir şey vermediği gibi zamanımızı ve kişisel bilgilerimizi çalar hale geldi.

Geleneksel sosyal medyanın kötüleşen kullanıcı deneyimine karşı değişim ise doğudan başladı. Çin’den Asya’ya yayılan ve Süper App denilen uygulamalar, içlerinde barındırdığı çoklu servisler sayesinde geleneksel sosyal medyanın hayatımızda yarattığı tüm ağırlığı üzerimizden almayı vadediyor. Kullanıcılar, hayatı kolaylaştıran, güvenli, işlevsel hizmetler sunan Super App’ler ile bir uygulamadan alabileceği maksimum faydayı alıyor. Tüm dijital ihtiyaçlar birbiri ile uyumlu çalışan fonksiyonlar barındıran tek bir uygulama içinde karşılanabiliyor. Bunun karşılığında verdiğiniz data size daha kişiselleştirilmiş hizmet olarak dönüyor. 

WeChat ve AliPay uygulamaları sağladıkları dijital konfor ile başta finans sektörü olmak üzere geleneksel yapıları değişime zorluyor. Çünkü kullanıcılar bu uygulamalarda mesajlaşıyor, alışveriş yapıyor, taksi çağırıp dijital olarak ödeme yapabiliyor. Dolayısıyla bankaların aradan çıktığı bir dönemi başlatmış oluyorlar. Bu uygulamalar Çin’de günlük hayata o kadar yerleşmiş ki artık nakit para ile alışveriş yapmak neredeyse imkansız. 

Super App çağı, WeChat ve AliPay ile Çin’den dünyaya yayılırken, Grab, Gojek ve Zalo uygulamaları da Singapur, Malezya, Tayland, Vietnam, Filipinler’de büyüyor. Peki Türkiye’de biz bu dijital deneyimi ne zaman yaşayacağız? Super App çağı Türkiye’ye ne zaman gelecek?

Aslında ‘ne zaman’ sorusundan çok, Super App çağının bizlere ‘hangi uygulama ile’ geleceğini sormak daha doğru bir yaklaşım olabilir. Hatırlarsanız, 2018 yılında Trendyol’un %75 civarında hissesi Alibaba tarafından 728 milyon dolara alınmıştı. Dolayısıyla Türkiye’nin ilk Super App’inin #Trendyol olması bizi şaşırtmayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir